Yazılarım

Bir taraftan seyahatlere devam ederken, diğer taraftan gezi yazılarımın yanında başımdan geçen....

Her gittiğim yerde beynimin, kalbimin ve gözümün kaydettiklerini fırsat buldukça kısa kısa notlar halinde biriktirdim. Gezi yazılarımın yanında başımdan geçen bazı önemli olayları ve hatıraları da yavaş yavaş yazıya dökmeye başladım. İşte bu bölümde, hayatımdaki önemli anılar, kişiler, fikirlerim ve sosyal görüşlerim hakkındaki  amatörce yazılmış denemelerimi toplamaya çalıştım.

Yapacağınız yorum ve eleştrilerinizle bana destek olursanız sevinirim.

21Nis 2017

Hani bazen hatasını o anda suratına vurmak istediğiniz veya dayanamayıp acilen yanından uzaklaşmak istediğiniz tipler vardır ya, bir gün içerisinde bunlardan kaç tanesi ile karşılaşıyorsunuz? Günübirlik yaptığınız bir iş seyahatinde  karşılaştığınız neredeyse her kişi bunlardan birisi olabilir mi? İşte Ankara’ya yaptığım bir günübirlik ziyarette karşılaştıklarım hep böyle olunca not etmeye ve hikayeleştirmeye başladım. Öyle bir […]

04Ağu 2016

Yıllar önce Londra’da bir TV programı seyretmiştim. İngiliz taksi şöförlerini dünyanın en kötü trafiklerine götürüp bir gün boyunca taksi kullanmalarını istiyorlardı ve en sonunda da anket yapıp en kötü trafiği belirliyorlardı. Tahmin edebileceğiniz gibi İstanbul birinciliği kimseye kaptırmamıştı. Bir taraftan “Nedir bizim bu trafikten çektiğimiz?”, “Ne zaman adam olur bizim şöförlerimiz?”, “Bunun bir çözümü yok […]

10Tem 2015

Hani bazı anlar vardır ya, aslında herkes hayatının bir bölümünde aynı anı yaşar, çok mutlu olur ama farkında değildir. Sevgili Metin Fidan’ın Leman dergisinde yazdığı “Severim” köşesi böyle bir şeydi işte, hep gülümseyip ve “hakikaten yaa, bana da aynısı olurdu” dediğimiz anlardan benim de yaşadığım benzer anları zaman zaman not alarak bu yazıda toparladım. Sizlerin […]

10Tem 2015

Güneşli bir Pazar günü alışveriş merkezlerinden birinde arkadaşımı beklerken Remzi Kitabevi’ne giriyorum ve Ömer Hayyam’ın hayatını ve felsefesini anlatan bir kitabı okumaya başlıyorum. Daha çok mantık, felsefe, matematik ve astronomi konularında çalışmış olsa da, en önemli ve bilinen şiirlerini hayat, aşk, şarap, kadın ve yaşama sevinci üzerine yazan Hayyam’ın, asıl gerçek olanın yaşanan hayat olduğunu, […]

29Tem 2014

Hayat bazen öyle acımasız olabiliyor, öyle bir yerden vuruyor ki, başa çıkmaya çalışmak, gülümseyerek mücadele etmek bazen gerçekten dayanılmaz oluyor. En sevdiğimiz kişi bize endişeli bir ifade ile “doktordan geliyorum” dediği anda kafamızda binlerce senaryo oluşuyor, hep kötü senaryolar kuruyoruz nedense ve genelde de acı gerçeği öğrendiğimiz an beynimizden vurulmuşa dönüyoruz, yakıştıramıyoruz çünkü sevdiğimize. “O […]

20Tem 2014

Seksenli yılların sonunda birisi gelip “3-5 yıla kadar internet diye birşey çıkacak ve tüm dünyayı etkisi altına alacak” deseydi hangimiz bugün yaşadıklarımızın olabileceğine inanırdık? 21. yüzyılın en etkili iletişim aracı internet. Eskiden dünyada olup bitenlerden haberdar olabilmek için ya televizyonlardan dinliyorduk veya  bakkala, markete gidip gazete alarak bir gün sonra haberleri alıyorduk. Günümüzde elimizdeki akıllı […]

04Ağu 2013

“Eskiden dutluktu bizim buralar” derdi Mecidiyeköy’ün eskileri hep. İşte ben o sokaklarda, dutların, ayvaların, incirlerin, kirazların, eriklerin ve diğer tüm meyvelerin olduğu bahçelerin içinde büyüdüm. 1980 yılında taşınmıştık Bira İşçi Evlerine,  Bomonti’deki Tekel bira fabrikasının lojmanları olarak 1956 da yapılan bu evler 50 yıldır hala dimdik ayaktalar. O yıllardaki ilk görevim mahallenin gönüllü bakkal çırağı […]

07Tem 2013

9 Ağustos’ta doğum gününüzü kutlayıp 10 Ağustos’ta annenizi kaybetmek nedir bilir misiniz? İşte benim hayatımın en kara günüdür 10 Ağustos 1993… 1941 yılının yine bir Ağustos ayında doğmuş annem; 6 çocuklu bir ailenin okumamış iki kızından biri olarak büyümüş, hatta küçük kardeşlerini de o büyütmüş. Hayatı boyunca kimseyi kırmamış, çocuklarının geleceği için kendini feda etmiş, […]

14Haz 2013

Artık öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, gelişen teknoloji ile birlikte insanların hayata bakışları inanılmaz bir hızla değişiyor. 1993 yılında üniversiteye girdiğimde Türkiye’de ilk olarak ODTÜ’ye gelen “internet” diye birşey olduğunu duyup meraklandığımızı ve 1998 yılının Mart ayında ilk Hotmail hesabımı ancak alabildiğimi hatırlıyorum, şimdi ise teknolojinin hızla gelişmesine ayak uydurmaya çalışan firmalar da kendilerini geliştirerek […]

21Nis 2013

Her ne kadar göçebe yaşam tarzını seçmiş yörük ataların torunları olsak ta, Türk milleti olarak gerek tembellik ve gerekse de finansal zorluklar sebebiyle seyahat etmeyen bir yapıya sahibiz. Yeni yerler keşfetmek, yeni insanlar ve kültürler tanımak, yeni şeyler öğrenmek ve o tatilin hayatımıza birşeyler katmasını sağlamak yerine ne yazık ki beş yıldızlı otellerde yata yata […]

  • 1
  • 2