Ürdün

DSC01759-680x510

Şirkete gireli henüz üç ay olmuş, ürünleri bile yeni yeni tanıyorum ama Irak’lı müşterilere sunum yapmamız isteniyor, hem de Irak’ta. O zamanlar Irak’ta işler yolunda gitmiyor ve şirket kuralları gereği Irak’a seyahat etmemiz yasak. Müşteriler ile görüşüp semineri Ürdün’de yapmak üzere anlaşıyoruz.

Ürdün’e girişte vize istenmiyor, havalimanında alabiliyorsunuz ve diğer arap ülkeleri gibi sorun çıkartmıyorlar. Nispeten biraz daha modern ve pahalı bir ülke, ne Ortadoğu ne Avrupa, ikisinin arasında bir yer görünümü var Ürdün’de. Havalimanı şehre 30km kadar uzak, en kolay yol tabii ki yine taksiler, pazarlık her arap ülkesinde olduğu gibi burada da şart ama bizim kalacağımız Le Royal Hotel’in havalimanı servisi bizi alıyor, taksiye gerek yok.

Üç katlı lüks bir alışveriş merkezinin üzerine kurulmuş olan otelde yok yok. Kendimi Ürdün kralı gibi hissettiren inanılmaz bir karşılama, muhteşem odalar, inanılmaz bir spa merkezi, panoramik fitness salonları, kapalı ve açık havuzlar, çamur odaları, yaklaşık on ayrı ülkenin mutfağını sunan restoranlar, teras bardaki inanılmaz şehir manzarası vs say say bitmiyor, seminer olmasa bir hafta yaşanır bu otelden çıkmadan ama ne yazık ki gezmek için sadece bir günümüz var.. Odamdaki balkondan şehri seyrederken dikkatimi çeken ilk şey, ilerideki bir tepede duran bayrak direği ve inanılmaz boyuttaki bayrak, ama Filistin bayrağı, Ürdün değil. Öğrendiğimize göre bu bayrak, o bölgede yaşayan Filistin’liler tarafından yaptırılmış ve boyutu ile Guinness Rekorlar kitabına girmiş.

Amman, Ürdün Haşimi Krallığı’nın başkenti ve en büyük şehri, iki milyonun üzerinde nüfusu var. Milattan önceki yıllarda Ptolemy Hanedanlığı döneminde şehrin adı Philadelphia olarak değiştirilmiş ama, daha sonra Arap-İslam orduları şehri ele geçirince ismini Amman olarak değiştirmiş. Arap-İsrail savaşı sırasında göç eden çok fazla sayıdaki Filistin’li  ve 2003’teki Irak savaşında göç eden Irak’lılar şehrin nüfusunu gittikçe arttırmış.

Ertesi gün yaklaşık 50 kişilik bir Irak’lı gruba yaptığımız sabah seminerinin ardından hemen plan yapıyoruz. Beyaz renkli taksiler belirli güzergahlarda servis veriyor ama sarı taksilerle pazarlık yapıp gideceğiniz yeri ve rotayı seçebiliyorsunuz. Hemen resepsiyondan bir sarı taksi istiyoruz ama şöförün İngilizce biliyor olması şart. Şehirdeki kale, King Abdullah ve Hüseyin Camileri, eski Amman şehri ve Mecca Mall alışveriş merkezinden oluşan bir güzergahta bize yarım günlüğüne de olsa şehri gezdiriyor. Eski Amman’da tam bir sefalet var, genel olarak elektronik eşya satan dükkanlar, kuruyemişçiler, kopya CD ve DVD satan mağazaların bulunduğu, etlerin sokaklarda satıldığı ve modern Amman ile hiç alakası olmayan bambaşka bir dünya burası. Buralardan alışveriş yapılmaz ama Mecca Mall’dan kuru baklava, oyma ve işlemeli eşyalar ve orta doğuya özgü kaliteli hediyelik eşyaları bulabilirsiniz.

Yemekler daha çok Suriye ve Lübnan mutfağına benziyor. Yine her çeşit kebap, shwarma (bizim döner), hemen hemen hepsi tahinli olan mezeler, falafel, künefe, kakule, arak vs birçok lezzeti tadabilirsiniz ama bunları iyi seçtiğiniz restoranlarda tatmanızı özellikle tavsiye ediyorum. Le Royal’in Ürdün mutfağı restoranı muhteşemdi, yerel restoranları ve lezzetleri tatmak bir sonraki tura kaldı artık. Umarım bir sonraki Ürdün seyahatim daha uzun olur ve ülkenin diğer güzellik ve lezzetlerini de görebiliriz.

Gezilen YERLER

✓ Amman
✓ King Abdullah Camii
✓ Mekke Mall

NOT

Ürdün’e girişte vize istenmiyor, havalimanında alabiliyorsunuz ve diğer arap ülkeleri gibi sorun çıkartmıyorlar. Nispeten biraz daha modern ve pahalı bir ülke, ne Ortadoğu ne Avrupa, ikisinin arasında bir yer görünümü var Ürdün’de. Havalimanı şehre 30km kadar uzak, en kolay yol tabii ki yine taksiler, pazarlık her arap ülkesinde olduğu gibi burada da şart ama bizim kalacağımız Le Royal Hotel’in havalimanı servisi bizi alıyor, taksiye gerek yok.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir