1980’li yılların başında çocukluğunu yaşayanlar efsane “Kara Şimşek” dizisini çok iyi hatırlarlar. Daha internetin esamesi okunmazken yakışıklı Michael’in kolundaki saatten konuşarak bir arabayı yanına çağırmasını hayretler içerisinde izliyorduk. Hangi zeka böyle bir hayali üretip film haline getirmişti? Bir kol saati ile bir arabanın iletişim kurması mümkün olabilir miydi? İşte teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte, yaklaşık 15 yıldır konuşulan ama son zamanlarda ciddi anlamda gündemimizde olan yepyeni bir kavram girdi hayatımıza : “Nesnelerin interneti

Basit olarak anlatmak gerekirse, günümüzde kullandığımız cihazların birbirleriyle internet üzerinden haberleşebilir hale getirilerek, daha verimli, ekonomik, kolay ve yaşanabilir bir dünya yaratma çabası diyebiliriz. Nasıl mı? İşte bu yazıda çok fazla teknik detaya girmeden, örneklerle anlatmaya çalıştım.

Aslında yıllar önce internet üzerinden kameralar aracılığı ile bir yeri izleme teknolojisinde kamera ve ekranı birbirine bağlayarak başlayan, 2020 yılında ise yaklaşık 50 milyar cihazın sisteme bağlı olacağı tahmin edilen bir ağdan

Nesnelerin de interneti mi olurmuş demeyin…

bahsediyoruz. Özellikle mobil ağların gelişimi ve internet hızının inanılmaz boyutlara ulaşmasıyla birlikte, sadece cihazların ağa ve birbirlerine bağlantılarından çok, bu cihazların zamanla bilgileri güncelleyerek öğrenir hale gelmesi mümkün olmaya başladı ki, işte artık yaşam tarzımızı bile değiştirmeye başlayan asıl eğlenceli ve zevkli tarafı da bu. 2004 yılında Londra’nın İETT’si London Transport’a yaptığım bir ziyarette, akıllı trafik sistemlerinin trafik yoğunluğunu sensörler ve internete bağlı kameralar aracılığı ile görerek caddelerdeki kırmızı ve yeşil ışık sürelerini otomatik olarak ayarlamasını ağzım açık bir şekilde izlemiştim.

Internet neredeyse hayatımızdaki en önemli ihtiyaç haline geldi. Dünya öyle bir farkındalık yaşıyor ki, nüfusunun neredeyse yarısının bugün iyi kötü bir internet erişimi var, dolayısı ile inanılmaz hızlı bir şekilde öğreniyor ve uyguluyoruz. Özellikle yapay zeka ve robotik teknolojisinin de işin içine girmesiyle birlikte bu iş biraz da korkulur hale gelmeye başlayacak. Bu kadar verinin gizliliği ve güvenliği akıllara birçok soru işaretini getirse de, önümüzdeki yıllarda nesnelerin interneti her alanda fırsatlar yaratacak ve sanayinin her yanı bu cihazlarla dolacak.

Endüstride kullanılan ileri düzey otomasyon sistemleri veya tıpta kullanılan mikrocerrahi robotları gibi teknolojilerin dışında bizlerin gündelik hayatını kolaylaştıran o kadar farklı uygulamaları var ki, bugün artık akıllı cep telefonları üzerinden aracınızın klimasını uzaktan çalıştırabiliyor, alarmınız çalar çalmaz kahve makinanız kahvenizi hazırlamaya başlıyor, evinize varmadan oda sıcaklığını ayarlayabiliyorsunuz. Hatta bu iş öyle ileri boyutlara ulaştı ki, ilk olarak “”Nest” firmasının geliştirdiği akıllı termostat, sizin eve giriş çıkış saatlerinizi, hangi tarihlerde hangi sıcaklık ayarını yaptığınızı öğrenerek bir süre sonra sizin müdahelenize gerek kalmadan kendi kendine oda sıcaklığını optimize edebiliyor.

Hızlı veya fazla yemek yediğinizde sizi uyararak beslenme düzeninize yardımcı olan “Hapifork”, güneş panelleri ile çalışan ve dolduğunda temizlik görevlilerine bilgi veren çöp konteyneri “Smart Belly”, sensörler yardımı ile toprağın nemini ölçüp ona göre akıllı sulama yapan “Waterbee”, bebeğinizin nefes alışını, ateşini, uyku pozisyonunu ve hareketlerini ölçüp anında size bilgi veren “Mimo” gibi örnekler gün geçtikçe artıyor.

Bir sonraki gününüzü geceden programladığınızı, akıllı telefonunuzun gece boyunca kolunuzdaki bileklik ile konuşarak kalp atışlarınızı ve uyku ritminizi kontrol ederek odanın sıcaklığını veya nemini, yatağınızın eğimini, odadaki aydınlatma veya müziğin modunu değiştirerek uyku derinliğinizi arttırdığını, telefonunuzdaki Outlook ajandanıza bakarak herhangi bir değişikliği algıladığını, ona göre sabah alarmını, aracınızın ısınmasını, hatta kahvenizin yapılmasını ötelediğini, bu sayede size uyumak için fırsat yarattığını; hatta ve hatta Yandex uygulaması ile iletişime geçerek trafik yoğunluğunu buna göre hesaplayıp alarmı ayarladığını ve tüm bunları siz mışıl mışıl uyurken yaptığını düşünebiliyor musunuz?

Tüm bu teknoloji değişimi sayesinde, önümüzdeki yıllarda kullanacağımız neredeyse tüm cihazların internete bağlı olacağı ve birbiri ile iletişimde olacağı bir çağı yaşayacağız. Son yirmi yıldaki internet değişimini çok hızlı bulan insanlığın bu yeni çağa nasıl ayak uyduracağını ise hep birlikte göreceğiz.

Mart 2016

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir