Hani Keloğlan filminde Rüştü Asyalı’nın, sultanın kızı Aykız’ı uyandırmak için soğanla birlikte kızcağıza dayadığı çorba var ya, hah işte o çorba bu çorba J

Her ne kadar biz tarhanayı kendimize mal etmek istesek te, tarhana kelimesi Farsçadır. Buzdolabının icat edilmediği yıllarda her türlü yemeği kurutarak saklamayı beceren İran’lılar yoğurdun saklanması için de tarhana çorbasını bulmuşlar. Tarhananın büyük kısmı yoğurttan oluşur, hem çok besleyicidir hem de bazı yörelerde toz halinde bazı yörelerde parçalar halinde kurutulduğu için uzun süre saklanabilir. Bir de çorbayı tereyağı ve baharatlarla tatlandırdı mı tadından yenmez. Nasıl m? İşte böyle…

Malzemeler :

  • 7-8 adet Malatya tarhanası (un tarhanası değil!)
  • 2 tatlı kaşığı tereyağı
  • 3 diş sarmısak
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası (domates olmasa iyi olur)
  • Kırmızı pul biber
  • Nane
  • Tuz

Bir gece öncesinden tarhanaları 3 bardak suya koyarak ıslatın, yumuşayınca çok daha lezzetli oluyor.

Çorbayı yapacağınız tencerede bir tatlı kaşığı tereyağını eritip, rendelenmiş sarmısakları kavurun. Biber salçasını ekleyip biraz da su ekleyerek iyice kavurun.

Tencereyi hafif ateşe alıp bir gece önceden ıslatılmış olan tarhanaları ıslatıldığı suyu ile birlikte azar azar ekleyip yavaş yavaş karıştırmaya başlayın. Tarhanaları tamamen ekledikten sonra 3 bardak daha soğuk suyu yavaş yavaş ekleyip tencere kaynayıncaya kadar karıştırmaya devam edin. Karıştırmazsanız tarhana top top olur. Çorba koyulaşmaya başlayıp süzme mercimek kıvamına gelinceye kadar hafif hafif karıştırın.

Ayrı bir tavada tereyağını eritip nane ve kırmızı biberi kızartın ve çorbanın üzerine dökün.

Afiyet olsun…

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir